![]() |
|||||||||
Ailece Müzik Çağımızın ve büyük kentte yaşamanın getirdiği zorluklar insanlar arasındaki ilişkileri yavaş yavaş kopartmakta ve bu durum en çok da toplumun yapıtaşı olan aileyi etkilemektedir. Bir türlü kurulamayan “ gerçek ilişkiler” her ailenin yaşayabileceği olağan sıkıntıları da içinden çıkılamaz bir hale getirebilmektedir bu nedenle aile içi ilişkilere yeni zenginlikler katma arayışları kaçınılmazdır. 2005 yazında yurtdışında döndüğümde kafama takılan bu sorular beni bu konuda yeni çözüm arayışları aramaya itmişti yurtdışında anne-bebek gruplarının yapıldığını biliyor ama ailenin tüm bireylerini( özellikle babayı) işin içine katabilecek bir formül arıyordum .Kişisel düşünceme göre hafta içleri iş güç peşinde koşan yeni nesil anne ve babalar hafta sonları çocuklarını alıp bale ,drama ,jimnastik müzik kursu ve bunun gibi aktivite merkezlerine götürüp dışarıda diğer velilerle laflıyor sonra çocuğu alıp en yakın hamburgerciye oradan da sinemaya götürüyorlar ve böylece çocuğuyla gerçek ve paylaşılan bir ilişki kurma ihtimali ıskalanıyor . Ben de bu düşünceden hereketle “Ailece Müzik” adını vererek Tan Yuva anaokulunda 3-6 yaş grubu çocuğu olan ailelerle bir çalışma yapmaya başladım.Çalışmanın içeriği yaptığım orff derslerinden pek de farklı değildi, tabii ki bu yaş grubu çocuklarının aileye aşırı bağımlılığını yavaş yavaş yumuşatacak ve diğerleri ile de ilişki kurmalarını sağlayacak bazı ekstra oyunlar da uygulamaya karar verdim. Daha önce hareket etmemiş ve beden koordinasyonları ihmal edilip belirli bir döngüye sıkıştırılmış yetişkin bedenlerin, 5 yaşındaki, enerjik ve oyun güdüsünü sonuna kadar kullanan bir varlığa ayak uydurması oldukça zordu, hadi ben bu durumla baş etmeye kendimi alıştırmış olsam da yapılacak müzik ve hareket oyunlarına anne ve babaların çabuk adapte olmalarını beklemek haksızlık olurdu.Ben de bir saatlik süremiz ilk 20 dakikasını sadece anne-babalarla geçirmeye, geri kalan zamanı da çocuklar ve ailelerle birlikte planlamaya karar verdim.Anne-babalarla yaptığım ilk bölümde daha çok bedeni ısıtıcı veya rahatlatıcı çalışmalarla başlayıp beden sesleri ile müzik yapmaya, sonrasında da ritim aletleri ile küçük bir parça oluşturmaya giden bir sıralama yapmaya karar verdim.Bu bölümde ortaya çıkan parça daha sonra çocukların içini dolduracağı boşluklar içerecek veya onların da eşlik edebilecekleri basitlikte olacaklardı. İlk başlarda yetişkinlerin kendilerini rahat bırakmadıklarını ve hata yapmaktan korktuklarını gözlemlesem de zamanla bedenleri ses çıkarmaya ve hareket etmeye daha çok alıştı.Bazıları burada olmaktan çok keyif aldıklarını,aslında çocuklardan çok kendilerinin buna daha çok ihtiyaçları olduğunu söylüyorlardı. Ve çocuklar geliyor … İçeride boyama yapan çocuklar azgın boğaların arenaya çıktıkları gibi geliyor ancak bedenleri ve ruhları yumuşamış anne-baba matadorlar onları hazır bir şekilde bekliyorlardı.Önce davulla koşma,durma ve bir şekil alma daha sonra da basit bir dans formunda dans öğrenme,beraberce bir şarkı öğrenme, şarkıyı canlandırma,yeni hareketler bulma,müzik aletlerini deneyerek keşfetme ve şarkıya eşlik etme …… akıp giden bu sürecin sonunda velilerin çocuklara daha önce çıkardıkları parçayı sunmaları ve de en sonunda ailece müzikleme . Bu benim için gerçekten çok farklı bir deneyimdi tabiiki bu keyfin bazı zorlukları da olmadı değil.Özellikle katılımda zorlanan çocukların anne-babalarının yaşadığı anksiyete ,çocuklar arasında paylaşılamayan materyaller,bozulan Cd çalar veya zaman zaman toparlamakta zorluk çekilen anlık sorunlar.Belkide bu çalışmada uzman bir psikoloğun olması bazı durumlarda daha çözümleyici olabilirdi ama bunlar zamanla daha da yerine oturacak gibi gözüküyor.Denemeye değmez mi?
|
|
![]() |